Doğumsal Kalp Hastalıkları

Prof. Dr. Alpay Çeliker
Tümünü AçTümünü Kapat
Sayfayı Yazdır

Çocuklarda görülen kalp hastalıkları nelerdir?

Organların anormal gelişmelerinden en sık görülen tipi doğumsal kalp hastalıklarıdır. Çocuklarda görülen kalp hastalıklarının büyük çoğunluğunu doğumsal kalp hastalıkları oluşturur. Bunların arasında en sık görülenleri kalbin karıncıkları ve kulakçıkları arasında bulunan bölmelerde görülen deliklerdir. Bunların yanında kalpten çıkan damarlar ve kalp kapaklarında anormalliklerde sık olarak görülür. Daha büyük çocuklarda görülen kazanılmış kalp hastalıklarının çoğunluğunu romatizmal kalp hastalıkları oluşturur.

Doğumsal kalp hastalıklarında tanı ve tedavi ne zaman yapılır?

Ağır kalp hastalıklarınında doğum anında belirtiler olabilir. Bu hastalıkların bir kısmı çocuklarda mavi renkte cilt görünümüne neden olurken, önemli bir kısmında kalp hastalığının olduğu bile anlaşılmayabilir. Bazı çocuklarda çabuk yorulma, gelişme geriliği gibi belirtiler ön plandadır. Normal muayene sırasında duyulan üfürümler tanının konmasına yol açan en önemli bulgudur.

Tedavi altta yatan kalp hastalığının tipine bağlı olarak değişik zamanlarda yapılabilir. Kalpten çıkan büyük damarların ters olması durumunda bu bebekler hayatın ilk ayında ameliyatla tedavi edilirken, bazı kalp deliklerinin tedavisi 3-4 yaşına kadar beklenebilir. Bu kararı verirken hastalığın tipi, çocukta oluşan belirtiler ve tedavinin başarılı olma durumu göz önüne alınmalıdır. Son yıllarda kap cerrahisi ve girişimsel kardiyolojideki gelişmeler çok küçük bebeklerde önemli kalp rahatsızlıklarının başarı ile tedevi edilmesini sağlamaktadır. Bugün birçok doğumsal kalp hastalığı balonlar, şemsiyeler ve tıkayıcı birtakım cihazların kullanılması ile ameliyat olmaksızın kateter yolu ile tedavi olmaktadır. Bunları başında ana atardamar ve akciğer atardamarındaki darlıklar balonla açılırken, kalbin kulakçıkları ve karıncıkları arasındaki delikler şemsiye benzeri cihazlarla başarı ile kapatılmaktadır. Bu yöntemlerin en önemli avantajları vücutta kesi olmadan, kalbin durdurulmasına gerek kalmadan hastalığın tedavi edilmesini sağlamaktadır. Girişimsel yöntemlerin diğer faydaları ise hastanın hastanede sadece bir gün yatması ve kan verilme ihtiyacının olmamasıdır.

Doğumsal kalp hastalığında erken tanının önemi nedir?

Birçok doğumsal kalp hastalığında erken tanı ile hastalığa ikincil kalp ve akciğerlerde oluşabilecek hasarlar önlenebilir. Bazı hastalıklarda tanı gecikirse bebeğin hayatına mal olabilir. Tanının iyice geciktiği durumlarda kalpte geri dönüşü mümkün olmayan kalıcı hasarlar meydana gelebilir. Özellikle karıncıklar arasındaki delikler zamanında tedavi edilmezse akciğer atardamarında kalıcı hasarlar oluşturabilir. Böyle bir durumda ameliyatla deliğin kapatılması tıbbi olarak yapılamaz. Bazı durumlarda yıllar sonra oluşabilecek fiziksel perfomanstaki problemler düşünülerek hastada ciddi sorunlar olmasada erken dönemde tedavi planlanabilir.

Doğumsal kalp hastalıklarının nedenleri nelerdir?

Doğumsal kalp hastalıklarının birçok nedeni olabilir. Genetik, çevresel faktörler, beslenme, hamilelikte annenin geçirdiği hastalıklar ve sosyoekonomik düzey gibi birçok faktör neden olabilir. Bazı ailelelerde kalp hastalıklarının normalden fazla görülmesi genetik problemlere bağlı olarak gelişebilir. Son yıllarda doğumsal kalp hastalığının bazı gen bozukluklarına ikincil olduğunu düşündüren yeni bulgulara ulaşılmıştır. Ancak bunu tüm doğumsal kalp hastalıklarına genellemeke bugün için mümkün değildir, çalışmalar halen devam etmektedir.

Doğumsal kalp hastalıklarının tekrarlama olasılığı nedir?

Doğumsal kalp hastalığı görülme oranı 1000 canlı doğumda 8 civarındadır. Bu oran anne veya babada doğumsal kalp hastalığı varsa % 4'e kadar çıkabilir. Daha önce doğan çocuklardan birinde kalp hastalığı varsa oran % 2 civarındadır. Bu nedenle anne, babada veya kardeşlerde doğumsal kalp hastalığı varsa çocuklarda görülme oranı normalden oldukça yüksektir.

Kalp hastalıkları büyüme ve gelişmeyi nasıl etkiler?

Kalp delikleri ve benzeri hastalıklar çocukta kilo alım problemlerine neden olur. Bu büyük deliklerde daha belirgin olarak görülür. Bu bebeklerde kalp yetmezliğinin tedavisinin yanında beslenme konusunda da yardımcı önlemler almak gerekir. Morarma ile giden hastalıklarda gelişme geriliği olabilir, çocuk yaşıtalrına göre boy ve ağırlık açısında geride kalır. Motor gelişmede çok ciddi sorunlar görülmez. Zihinsel sorunlara neden olmaz.

Çocuk ve bebeklerde kalp hastalığının belirtileri nelerdir?

Çocuklarda görülen en önemli belirtiler çabuk yorulma, halsizlik, büyümede gecikme, göğüs ağrısı gibi şikayetlerdir. Bebeklerde özellikle ağız içi ve dilde görülen mavi renk değişikliği olabilir. Kalpte oksijendan fakir olan kanın oksijenden zengin kanı bulunduran diğer bölgelere geçmesi bu görünüme neden olur. Buna mavi bebek hastalığı da denebilir. Kalp delikleri ve benzeri hastalıklarda beslenme ve kilo alma problemi, aşırı terleme, solunum problemleri ve tekrarlayan akciğer enfeksiyonları olabilir.

Anne babayı kalp hastalığından şüphelendirecek durumlar nelerdir?

Yenidoğan ve küçük bebeklerde cilt, ağız içinde ve dilde görülen mavi renk veya morarma; sık soluma, beslenirken çabuk yorulma, aşırı terleme en sık görülen belirtilerdendir. Büyük çocuklarda ise akranlarına göre çabuk yorulma, kilo ve büyüme problemleri bu hastalıkların belirtisi olabilir.

Anne karnında bebekte kalp hastalığı olup olmadığı anlaşılır mı?

Anne karnındaki bebeklerde kalp hastalığı kalp ultrasonografisi ile anlaşılabilir. Bu tetkik hamileliğin 18. hafatasından sonra yapılabilir. Bunun için deneyimli hekimlerin bu tetkiki yapmaları gereklidir.

Anne karnında kalp hastalıkları tedavi edilebilir mi?

Anne karnında iken saptanan doğumsal kalp hastalıklarının tedavisi bugün için oldukça zordur. Bugün için bazı merkezlerde kalpten çıkan büyük atardamar veya akciğer atardamarı kapak darlıklarında anne karnında iken bebeğe balon işlemi yapılmasına ait yayınlar ve bilgiler bulunmaktadır. Bu tedavilerin erken doğuma veya bebeğin yaşamını kaybetmesine neden olması nedeniyle deneyim kazanmış merkezlerde yapılması gerekmektedir. Bu yöntem dünyada birkaç merkezde henüz çok az sayıda uygulanmaktadır. Bunu yanında anne karnında saptanan çok hızlı kalp atımlarına neden olan taşikardiler anneye birtakım ilaçlar verilerek veya göbek bağından ilaç enjekte edilerek tedavi edilebilir.

Fötal ekokardiyografi gereken durumlar nelerdir?

Fötal ekokardiyografi 18. hafta gebelik sonrası yapılan kalp ultrasonografisidir. Bu tetkik hamilelyi izleyen kadın doğumcunun yaptığı fötal incelemde kalple ilgili bir problemden şüphelenmesi, bebekte aşırı su toplanması, bebekte kalp hızının çok yüksek olması gibi nedenlerle yapılabilir. Anne veya babada veya daha önce doğmuş kardeşlerinden birinde doğumsal kalp hastalığı varsa bu tetkik yapılmalıdır. Annenin gebelikte geçirdiği bazı hastalıklar veya bazı ilaçların kullanılmasıda diğer durumları oluşturur. Gebelik sırasında diabet (gestasyonel diabet) saptanması ya da anne adayında daha önceden bilinen diabet tanısı, annede bağ dokusu hastalığı olması, annenin gebeliğin erken dönemlerinde teratojen adını verdiğimiz bebeğin organlarının gelişimini bozabilecek ilaç yada maddelere maruz kalması, annenin gebeliğin erken dönemlerinde geçirdiği bazı enfeksiyonlar, amniyosentezde bebekte kromozomal bozukluk saptanması, ya da ultrasonografik incelemede kromozomal bozukluk düşündüren bulguların olması, ultrasonografik inceleme sırasında bebeğin diğer organlarında gelişimsel bozukluk belirlenmesi, bebeğin kalp ritminin düzensiz olması, annenin fenilketonüri hastası olmasıdır. Bazı merkezlerde 35 yaş üzeri gebeliklerde ve ikiz veya üçüz gebeliklerde de fötal ekokardiyografi uygulanır. Fötal ekokardiyografi nadir olarak da ailenin endişelerinin giderilmesi için yapılır.

Anne babası kalp hastası olan her çocuk kalp hastalığına aday mıdır?

Bu durumda olan çocukların doğumsal kalp hastalıklı olma olasılıkları % 2-4'e kadar yükselir. Bu oran normalde % 0,8 olan görülme oranının 5 katına eşittir. Bu da oldukça yüksek bir orandır.

Riskli çocuklarda kalp check-up’ı hangi yaşta yapılmalıdır?

Anne, baba, kardeş veya birinci derece akrabalarda doğumsal kalp hastalığı varsa inceleme anne karnında iken fötal ekokardiyografi ile yapılmalıdır. Bunun dışında her yaşta fizik muayene ve ekokardiyografi ile inceleme yapılabilir.Kazanılmış kalp hastalıkları için her hastalığın farklı incelenmesi yapılmalıdır. Anne, baba veya yakın akrabalarında koroner kalp hastalığı olan çocuklar hiperkolesterolemi ve diğer damar sertliğine neden olan hastalıklar açısından araştırılmalıdır. Bu inceleme her yaşta yapılabilir, ancak çocuğun 1 yaşını geçmesini beklemek daha uygundur. Bu çocuklarda kan alınarak testler yapılabilir.

Hastalığı olan bir çocuğa kalp nakli ne zaman yapılır?

Kalp nakli tıbbi veya cerrahi tedavi ile düzelmeyen kalp yetmezliği bulunan hastalarda yapılması gereken bir tedavi yöntemidir. Bu tedavinin kalp yetmezliği nedeni ile izlenen ve tedaviye cevap vermeyen hastalarda yapılması düşünülmelidir. Bunun yapılabilmesi için kalp dışındaki diğer organların kalp yetmezliğinden etkilenmemiş olması gereklidir. Özellikle akciğer basıncının çok yükselmemiş olması önemlidir. Yurt dışında bazı çok ağır doğumsal kalp hastalıklarında bebeklik döneminde kalp transplantasyonu uygulayan merkezler bulunmaktadır. Kalp kas hastalıkları kalp transplantasyonuna aday olabilecek en uygun hasta gurubunu oluşturur. Bu hastalarada kalp transplantasyonu sonrası nakil yapılan kalbin reddi ve koroner damarlarda erken gelişen damar sertliği gibi sorunlar halen çözülememiş sorunlardır.

Çocuklarda ve erişkinlerde görülen kalp hastalıkları farklı mıdır?

Çocuk küçük bir erişkin değildir, bu nedenle hastalıklar farklıdır. Çocuklarda daha çok doğumsal kalp hastalıkları görülür. Bu hastalıkların en sık görülen tipleri kalbin karıncık ve kulakçıkları arasındaki deliklerdir. Bunun yanında ciltte mavi renk değişikliği ile giden doğuştan gelen kalp hastalıklarıda vardır. Romatizmal kalp hastalığı ve kalp kası hastalıkları ise daha büyük çocuklarda görülebilir. Kalp ritmindeki sorunlarda erişkinlerden daha az sıklıkta görülürler. Çocukluk çağında koroner damar hastalığı son derece nadirdir. Kolesterolün vücuttaki dengesini sağlayan bazı enzimlerin eksikliği durumunda 6-7 yaşalarında dahi koroner damarlarda sorunlar ortaya çıkabilir.

Kalpte duyulan her üfürümün önemi var mıdır?

Üfürüm steteskop ile göğsün dinlenmesi ile duyulan anormal seslerdir. Bu seslerin oluşmasına neden olan kalp hastalıkları kalbin karıncık ve kulakçıkları arasında yer alan bölmelerdeki delikler, kapak darlıkları ve yetmezlikleri, büyük damarlar arasında gözlenen anormal bağlantılar, damar darlıklarıdır. Bu nedenle üfürümün duyulması kalp hastalığı açısından bir ipucu olabilir. Bunların dışında çocuklarda hiçbir kalp hastalığı bulunmamasına rağmen kalpte üfürüm duyulabilir. Bu üfürüm masum üfürüm olarak adlandırılır.

Masum üfürümün oluş nedeni bilinmemekle beraber çocuklarda oldukça sık görülür ve üfürüm kalp hastalığına bağlı üfürümlerden biraz farklılık gösterir. Masum üfürüm çocuğun ateşli hastalık geçirdiği dönemlerde daha şiddetli duyulur ve sıklıkla bu nedenle dikkati çeker. Bu üfürüm zaman içinde kaybolur veya azalır. Masum üfürüm tanısını koymadan önce kardiyak ekokardiyografik inceleme yaparak herhangi bir kalp hastalığı olmadığı kanıtlanmalıdır. Ekokardiyografik inceleme normal bulunan çocuklarda kalp hastalığı olmadığı rahatlıkla söylenebilir ve bu yüzden izlenmeleri gerekmez. Bu çocukların günlük yaşamlarında kısıtlama yapılmasına gerek yoktur.

Çocukta kalp deliği nedir nasıl tedavi edilir?

Çocuklarda doğuştan gelen kalp hastalıkları arasında en sık görülen tipler kalbin karıncıkları ve kulakçıkları arasında bulunan bölmelerdeki deliklerdir. Kalbin karıncıkları arasında yer alan bölmedeki deliklere; ventriküler septum defekti; erken süt çocukluğu döneminde üfürüm duyulması veya kalp yetmezliği bulguları ile tanı konulur. Bu deliklerin büyüklüğü son derece önemlidir. Eğer delik büyükse çocukta doğumdan sonraki birinci aydan başlayarak sık nefes alma, emerken çabuk yorulma, aşırı terleme, kilo alımında sorunlar gibi kalp yetmezliğine ikincil bulgular olabilir. Hastada kalp yetmezliği bulguları dışında akciğer atardamar basıncının artmasıda önemli sorunlara neden olur. Kalp yetmezliği kontrol altına alınamıyorsa veya hastada ciddi akciğer hipertansiyonu varsa bu deliklerin zaman geçirmeden kapatılması gereklidir. Bu işlem çocuk 4-5 kilogram ağırlığa ulaştığında yapılabilir. Tercih edilen yöntem deliğin kapatılmasıdır, eğer delik kapatılamıyorsa akciğer atardamarı bir bantla sıkıştırılarak basınç düşürülmeye çalışılmalıdır. Büyük çocuklarda bu deliklerin bir kısmı ameliyatsız bir yöntem olan kateterle kapatma işlemi için uygundur ve bu yöntemle kapatılabilir.

Kalbin kulakçıkları arasında yer alan defektler atriyal septum defekti olarak adlandırılır. Bu delik tipinde fazla bir belirti yoktur. Bu hastaların büyük çoğunluğuna normal muayene sırasında üfürüm duyulması ile tanı konulur. Bazı hastalarda çabuk yorulma, kilo alamama gibi sorunlar göze çarpabilir. Bu hastalarda delik 3 yaşına kadar kapanmıyorsa kapatılmalıdır. Kapatmada tercih edilen yöntem kalp kateterizasyonu ile uygulanan şemsiye veya benzeri yöntemlerdir. Bu yöntemle hastanın göğüs kafesinin açılmasına gerek yoktur ve işlemden bir gün sonra hasta evine gidebilir. Kateter yoluyla tedavi bugün için birçok ülkede uygulanan bir yöntemdir ve çok büyük oranda tecrübe kazanılmıştır. Bu yöntem bu işlemin sık yapıldığı merkezlerde uygulanmalıdır.Ancak bu yöntemin uygun olmadığı durumlarda kalp cerrahisi uygulanarak bu delikler kapatılabilir.

Çocuklarda kalp hastalığı kendiliğinden düzelir mi?

Kalpte bulunan delikler kendi kendine kapanabilir. Karıncıklar arasındaki deliklerin kapanma oranı bazı tiplerde % 40'a kadar görülebilir. Kapanma ilk 18 ay içinde büyük oranda gerçekleşir. Bu dönemde kapanmayan delikler kalp yetmezliğine neden oluyorsa ve ilaç kullanmayı gerektirecek kadar büyükse kapatılmalıdır. Kapanmayan ancak oldukça küçük olan delikler düzenli aralıklarla kontrol edilmelidir. Bu hastaların mutlaka bir Çocuk Kardiyoloğu tarafından izlenmesi gereklidir. Özellikle büyük deliklerin akciğer atardamarında neden olabileceği geri dönüşü mümkün olmayan bozukluklara neden olabileceği düşünülürse hastaların yakın izlenmesi gereklidir.

Kalbin kulakçıkları arasında bulunan ve atriyal septum defekti olarak adlandırılan kalp hastalığı 3 yaşına kadar olan süreç içinde kapanabilir veya küçülebilir. 3 yaşından sonra kapanmayan delikler kateter yöntemi ile kapatılmalıdır. Bu delikler daha az sıklıkla büyüme eğilimi gösterbilir.

Çocuklarda görülen diğer kalp hastalıklarında kendiliğinden düzelme olmaz. Girişimsel yöntemle veya kalp cerrahisi ile bu hastalar tedavi edilmelidir. Hastalığın takibi mutlaka bir çocuk kardiyoloğunun kontrolünde yapılmaldır. Hastanın şikayetinin olmaması hastanın kalbinin iyi durumda olduğunu yansıtmaz.

Kalp hastalıklarının sonraki doğumlarda da görülme olasılığı nedir?

İlk çocukta doğumsal kalp hastalığı varsa sonraki doğumda görülme olasılığı % 2-4 kadardır. Bazı kalp hastalıklarında tekrarlama oranı daha yüksek olabilir. Bu nedenle anne, baba veya ilk çocukta kalp hastalığı varsa, anne hamile kaldığında gebelik döneminde bebeğe anne karnında iken kalp ultrasonografisi yapılmalıdır.
Bu sitede yer alan kayıtlar bilgi amaçlıdır. Doğrudan doktor tavsiyesi olarak algılanmamalıdır.
© 2014 Prof. Dr. Alpay Çeliker. Tüm Hakları Saklıdır.