Çocuklarda Obezite ve Kalp Sağlığı

Prof. Dr. Alpay Çeliker
Tümünü AçTümünü Kapat
Sayfayı Yazdır

Kalp Sağlığı Çocuklukta Başlar

Erişkin yaşta görülen kalp hastalıklarının birçok nedeni vardır. Bunların başında sigara içme, aşırı kilolu olma veya obesite gelmektedir. Erişkinlerde obesitenin kalp hastalığı riskini arttırdığı çok iyi bilinmektedir. Çocukluk çağında obesitenin artan oranda sorun yaratmaya başladığını düşünecek olursak, önümüzdeki yıllarda erken yaşlarda kalp hastalığı görülme oranının artmaya başlayacağı öngörüsünde bulunabiliriz. Obesite atardamarlarda sertleşme ile karakterize olan ateroskleroz ile ilişkilidir. Damar sertliği ise kalp hastalığı ve inme için önemli risk oluşturur.

Çocuklarda Aşırı Kilolu Olma ve Obesite Sorunu

Aşırı kilolu olma ve obesite bugün dünyada önemli bir sorun haline gelmiştir. 5-17 yaşında yer alan 10 çocuktan biri aşırı kiloludur, bu sayı dünya çapında 155 milyon civarındadır. Bunların dörtte birine eşit olan 30-45 milyon çocukta ise obesite mevcuttur. Aşırı kilolu çocuklar daha çok Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Latin Amerikada daha sıklıkla görülmektedir. Amerika Birleşik Devletlerinde aşırı kiolu çocuk oranı son 10 yılda 3 kat artma göstermiştir. Avrupada 14 milyon çocuk aşırı kilolu, 3 milyon çocuk obestir.

Obesite metabolik sendroma neden olur, bu sorunda erken kalp hastalığı oluşmasına yol açar. Metabolik sendrom yüksek kan insülin düzeyleri, hipertansiyon, yüksek kan yağları ve obesite bulguları ile karakterizedir. Normal kilolu çocuklarda metabolik sendrom görülmez. Aşırı kilolu çocuklarda tip II diyabet görülme oranı artmıştır ve artmış kardiyovasküler risk mevcuttur. Gelişmekte olan ülkelerde geleneksel yaşam tarzı değişiklikleri ile birlikte tip II diyabetli çocuk sayısında artma mevcuttur.

Obes çocuklarda normal çocuklara göre hipertansiyon görülme oranı 3 kez artmıştır. Hipertansiyon ise önemli bir risk faktörüdür. Uyku sırasında solunum durmasıda obes çocuklarda görülebilir ve buda kalp damar hastalıkları riskini arttırır.

Nedenler!!!!

Enerji yoğun yiyeceklerin tüketiminin artması, azalmış fiziksel aktivite ve yiyeceklere kolay ulaşım gibi faktörler obesite probleminin artmasına neden olmuştur. Okulların sağlıklı yiyecekler ve fiziksel aktivite konusunda yeterli yapıda olmamalarıda bu sorunu daha da ağırlaştırmaktadır.

Aşırı kilo sorununa birçok neden yol açabilir. Genetik yapı, yaşam tarzı veya bu ikisinin birlikte etkisi önemlidir. Bazı durumlarda hormon hastalıkları ve medikasyonlarda buna neden olabilir. Tüketilen yiyeceklerin bir kısmında sağlıklı içerikler olmayabilir ve harektetsiz yaşamda buna katkıda bulunur.

Altı yaşından küçük çocuklar televizyon başında ortalama 2 saat geçirirler. Buna bilgisayar kullanımı ve video oyunlar eklendiği zaman bu süre 5 saati geçebilir. Toplam süre 4 saati geçtiği zaman bu çocukların aşırı kilolu olma olasılığı yüksektir. Yatak odasında televizyon bulunmasıda bu sürenin artmasında önemli rol oynar. Amerikan Pediatri Derneği 2 yaşından büyük çocukların ekran başında 1-2 saatten fazla kalmamalarını önermektedir. Bu dernek 2 yaşından küçük çocuklarda ise televizyon seyredilmesinin uygun olmadığını belirtmektedir.

Birçok çocuk yeteri kadar fiziksel aktivitede bulunmamaktadır. Okullarda yapılan beden eğitimi derslerinde haftada ancak 25-30 dakikalık egzersiz yaptırıldığı bilinmektedir. Şu anda önerilen kılavuzlara göre 2 yaşından büyük çocukların günde 60 dakika en az orta derecede egzersiz yapmalarını önermektedir.

Genetik yapıda kilo ile yakından ilişkili olmasına karşın son yıllarda görülen problemlerden tek başına sorumlu değildir. Ailelerin yeme alışkanlıkları ve fiziksel aktivite düzeyleri de aşırı kilo sorunuyla yakından ilşikidir. Ebeveynlerden bir veya ikisinin aşırı kilolu olması da riski arttıran diğer bir faktördür.

Sonuçlar

Aşırı kiloları nedeniyle mutsuz olan çocuklar sağlıksız yeme alışkanlıkları, anoreksi ve blumia gibi psikolojik sorunlara  eğilim gösterirler. Bu çocukların depresyon ve madde bağımlılığı riskleri vardır.   Çocukluk çağında aşırı kilo veya obesiteye ikincil oluşan kardiyovasküler risk faktörleri erişkin dönemde kalp hastalığı, kalp yetmezliği ve inme gibi tıbbi sorunlara neden olabilir. Aşırı kilo ve obesitenin engellenmesi ile bu sorunların ilerde çıkması önlenebilir. Aşırı kilolu ve obez çocuklar şu anda ve gelecekte sağlıkla ilgili bir çok sorunları olabilir.
Kalp ve Damar Sağlığını Etkileyen Riskler

  1. Hipertansiyon
  2. Damar iç tabakası fonksiyon bozukluğu
  3. Büyük baş atardamarı (karotis) sertliğinin artması
  4. Sol karıncık kas kitlesinde kalınlaşma
  5. Sol karıncıkda genişleme
  6. Yüksek Kolesterol düzeyleri

Bunların yanısıra kemik ve eklem sorunları, egzersiz ve spor yapmayı engelleyen nefes darlığı, uyku sorunları, daha erken seksüel olgunlaşma, karaciğer ve safra kesesi problemleri, depresyon gibi sorunlar görülebilir.

Tanımlama

Vücut kitle indeksi (VKİ) vücutta ne kadar yağ bulunduğunu gösteren bir indeksdir. Vücut ağırlığının metre olarak boyun karesine bölünmesiyle hesaplanır. Örnek olarak 12 yaşında boyu 1,60 metre, kilosu 65 olan çocuğun VKİ= 65/1,6X1,6= 25 olarak hesaplanır. Aynı çocuğun ağırlığı 75 kg olduğu zaman VKİ= 75/1,6X1,6=29 olarak bulunur. VKİ iyi bir belirleyici olmasına karşın direkt bir ölçüm yöntemi değildir.
VKİ yaşa göre belirlenen cetvellere göre değerlendirilmesi gereklidir (Tablo I ve II).
VKİ % 5'in altında ise zayıf
VKİ  % 5-85 arasında ise normal
VKİ % 85-95 arasında ise aşırı kilolu
VKİ % 95'ten fazla ise obes olarak sınıflandırılabilir.
Çocukların aşırı kilolu olup olmadıklarını anlamak her zaman kolay değildir. Bunu anlamak için doktorunuzla görüşerek sağlıklı bilgi alabilirsiniz.

Ne yapabiliriz?

Bir yaşına kadar olan dönemde birçok faydasının yanısıra anne sütü aşırı kilo almayı engeller. Yeme alışkanlıkları ilgili iyi stratejiler gekiştirmek için 2-6 yaş son derece önemlidir. 7-12 yaş arasındaki çocuklarda fiziksel aktivite konusunda cesaretlendirmelidir. 13-17 yaş arasındaki çocuklar “fast-food” yemekleri severler. Bunu engellemek için daha sağlıklı ve küçük porsiyonlarda yemekler hazırlayın ve aktif olmalarını sağlayın. Televizyon seyretme,  bilgisayar ve video oyunlarını azaltın ve ekran başında yemek yeme alışkanlığını ortadan kaldırın. Çocukları günde 4-5 kez meyva ve sebze yemeğe alıştırın. Kahvaltıyı mutlaka yapmalarını sağlayın.

  1. Bütün ailenin birlikte yapabileceği şekilde yemek alışkanlıklarını değiştirmek ve fiziksel aktivitede bulunmakla aşırı kilolu çocuğunuzu yalnız bırakmamış olursunuz. Doktorunuz tarafından önerilmedikçe diyete başlamak çocuğunuzun gelişimini ve öğrenme kapasitesini engelleyebilir.
  2. Çocuğunuza sevdiğinizi ve önemli olduğunu hissettirin.
  3. Çocuğunuzu olduğu gibi kabul edin.
  4. Çocuğunuzun kilosuyla ilgili endişelerini değerlendirin. Aşırı kilolu çocukların bu problemle ilgili herkesten daha fazla bilgi sahibi olabileceğini unutmayın.
  5. Alışverişte daha fazla meyva, sebze almaya çalışın ve çocuğunuzun bunlardan istediğini seçmesine izin verin.
  6. Daha az soğuk içecek, yüksek yağ veya kalori içerikli patetes cipsi, kurabiye veya şekerlemeler almaya çaba gösterin. Sağlıklı yiyecekler bulundurun ve bunları daha fazla tüketmelerine fazla ses çıkartmayın.
  7. Çocuğunuzun hergün kahvaltı yapmasını sağlayın. Kahvaltı enerji sağlayarak çocuğunuzun okulda derslerinde başarılı olmasını sağlar. Kahvaltıyı atlayınca aç ve yorgun olur ve günün ilerleyen saatlerinde sağlıksız yiyecekler tüketmesine neden olur.
  8. “Fast food” yeme sıklığını azaltın. Böyle bir ortama gidince de yüksek kalori içeren soslar içermeyen salata veya sandviçler almaya çalışın.
  9. Meyva suyundan daha çok su, ayran  veya düşük kalorili süt içmelerini sağlayın.  Taze meyve suları daha sağlıklı olmasına karşın daha fazla enerji içerirler.
  10. Sature veya transfat içeren yağ kullanımını azaltmaya çalışın. Yağ ihtiyacını balık, bitki yağları ve kuruyemişlerle sağlayın.
  11. Sağlıklı yiyecekleri aile ortamında tüketmeye çalışın. Bu tür ortamlar çocukalrın değişik yiyeceklere alışmasını daha kolaylaştırır.
  12. İlk seferinde yeni bir yemeği yemeyen çocuğu zorlamayın, daha sonra yemesini bekleyin.
  13. Çocukları yemek yemeğe cesaretlendirirken yiyeceklerle ödül vermeyin. Böyle yaparasanız ödül olarak verdiğiniz şeyin daha kıymetli, diğer yiyeceğin ise önemsiz olduğunu vurgulamış olacaksınız.
  14. Küçük porsiyonlarla başlayın, hala açsa biraz daha ilave edin. Yemeği sağlıklı hazıladığınız sürece bu problem oluşturmayacaktır.
  15. Yüksek yağ ve kalori içeren yiyecek ve içeceklerin reklam yönünün güçlü olduğunu unutmayın ve çocuklarınızı sağlıklı yiyecekler konusunda sürekli bilgilendirmeye çalışın.

Fiziksel Aktivite

  1. Çocuklarınıza iyi örnek olarak egzersiz yapmaya ve fiziksel olarak uygun olmaya çabalayın. Fiziksel aktivite yaparken de bunu eğlence haline getirin.
  2. Çocuklarınızı okulda veya çevrede bulunan spor takımlarına girerek fiziksel aktivite yapmaya cesaretlendirin.
  3.  Çocuğunuzun sevdiği sporu yapması için araştırmada bulunun.
  4. Ailece aktif olarak fiziksel aktiviteler yapmaya çalışın. Evde temizlik yaparken veya araba yıkarken beraber çalışın. Hayvanat bahçesi veya büyük parklarda yürüyüş, bisiklete binme gibi aktiviteleri  beraber yapmaya çaba gösterin.
  5. Çocukları  erişkinlerin yaptığı ağır sporları yapmak için zorlamayın. Eğlenceli fiziksel aktiviteleri yapmaları için araştırın.
  6. Çocukların günde 60 dakika fiziksel aktivitede bulunmaları gereklidir. Bunu bir seferde yapmaları şart değildir, birkaç seferde yapabilirler. Hareketsiz çocuklara başlangıçta daha az sürelerle fiziksel aktivite yapmalarını cesaretlendirin.
  7. Evde bilgisayar, bilgisayar oyunları ve televizyon seyretme zamanına sınırlamalar getirin.
  8. Evde bulmaca yapma, proje ve kitap okuma gibi diğer aktiviteleri yapmalarını sağlayın.

Kilo Kontrol Programı

Yeme alışkanlığını ve fiziksel aktivitesini değiştirmenize karşın çocuğunuz sağlıklı bir kiloya ulaşamıyorsa, veya doktorunuz çocuğunuzun kilosu nedeniyle sağlığı ve ruhsal durumu bozulacağını söylüyorsa böyle bir programa başlamanız uygun olacaktır. Bu programın amacı ailenin sağlıklı yeme ve fiziksel aktivite alışkanlıkları kazanmasıdır.
Bu sitede yer alan kayıtlar bilgi amaçlıdır. Doğrudan doktor tavsiyesi olarak algılanmamalıdır.
© 2014 Prof. Dr. Alpay Çeliker. Tüm Hakları Saklıdır.